<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7265214074799775035</id><updated>2011-11-27T15:38:37.582-08:00</updated><title type='text'>Tüp Bebek</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7265214074799775035/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Çocuk Bebek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02550821813277081954</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>5</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7265214074799775035.post-7973450968071819560</id><published>2010-12-18T04:26:00.000-08:00</published><updated>2010-12-18T04:26:07.778-08:00</updated><title type='text'>Tüp bebekte yeni teknoloji</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_5ZrTcDer5g0/TQyoQEyW6zI/AAAAAAAAABM/TQmQalAzGIk/s1600/tup-bebekte-yeni-teknoloji.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_5ZrTcDer5g0/TQyoQEyW6zI/AAAAAAAAABM/TQmQalAzGIk/s1600/tup-bebekte-yeni-teknoloji.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="spot"&gt;“Metabolomix" isimli yeni bir yöntemle, tüp bebekle   çocuk sahibi olmada hem çoğul gebelik önlenebiliniyor hem de gebelik   şansı %80'e kadar çıkıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="spot"&gt;&lt;span id="news-detail-body"&gt;Anadolu Sağlık Merkezi Kadın  Hastalıkları ve  Doğum Üreme Sağlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın  Arıcı, aynı zamanda  öğretim üyesi olduğu Yale Üniversitesi’ndeki ekibi  ile birlikte  geliştirdiği “Metabolomix" isimli yöntemle en sağlıklı  embriyonun  seçileceğini ve artık çoğul gebeliklerin önüne geçileceğini  söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof.  Arıcı, "Sonuçlar gayet başarılı. Şu an 35  yaşından genç kadınlarda,  bugüne kadar varolan yöntemlerle görünüşüne  bakarak seçilen tek embriyo  transferiyle hamile kalma şansı yüzde 25-30  gibidir. Metabolomix  yöntemiyle seçilen tek embriyo transferiyle  hamilelik şansı yüzde 50’ye,  iki embriyo transferinde ise hamilelik  şansı yüzde 80’e çıkmaktadır”  dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metabolomix tekniğinin  kullanımı konusunda da bilgiler  veren Prof. Dr. Aydın Arıcı;  “Embriyolar, kendilerini besleyen bir  sıvının içinde yaşamlarını  sürdürürler. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="spot"&gt;&lt;span id="news-detail-body"&gt;İnsanlar gibi yer, içer ve  daha  sonra aldıkları maddeleri idrar ve dışkı yoluyla atarlar. Bir  insanın  sağlık sorununu belirlemek için nasıl idrar ve dışkısını  inceliyorsak,  yeni geliştirilen bu yöntemle artık embriyoların da  atıklarını  inceleyebiliyoruz. Bu analizleri yaklaşık yüzlerce atığı  analize  edebilen “spektrofotometre” dediğimiz çok gelişmiş bir alet ile  değişik  dalga boyları kullanarak gerçekleştiriyoruz. Bu yöntemle  embriyonun  profilini çıkartabiliyor ve buna bağlı olarak görünüşe  aldanmadan  sağlıklı olup olmadığını belirleyebiliyoruz. En sağlıklı  embriyoyu  transfer ederek çoğul gebeliklerin de önüne geçebiliyoruz”  diye konuştu.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ÇOĞUL GEBELİĞİ ÖNLEME ORANI YÜZDE 99 &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metabolomix   yönteminin yüzde 99 oranında çoğul gebeliklerin önüne geçtiğini   söyleyen Prof. Dr. Aydın Arıcı, çok nadir de olsa, tek embriyo transfer   ettiğiniz halde doğal yollarla bölünüp ikiz gebelik oluşabileceğini   ifade etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;YENİ YÖNETMELİK SAĞLIKSIZ DOĞUMLARI ENGELLEYECEK&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof.   Dr. Aydın Arıcı, Sağlık Bakanlığı’nın tüp bebek konusuna çeşitli   düzenlemeler getiren “Üremeye yardımcı tedavi uygulamaları ve üremeye   yardımcı tedavi merkezleri hakkında yönetmelik” konusunda ise şu   değerlendirmede bulundu: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yeni yönetmeliğe göre, tüp bebek   uygulanacak ailelerde kadının yaşı 35’in altındaysa, birinci ve ikinci   uygulamada anne rahmine tek embriyo transfer ediliyor. Eğer bu iki   uygulamada kadın gebe kalamadıysa, sonraki denemelerde iki embriyo   transfer edilebiliyor. Fakat ikiden fazla transfer yapılamıyor. 35 yaşın   üstündeki kadınlarda ise en fazla iki embriyo transfer ediliyor. Yani   bu yönetmelik, ikinin üzerinde embriyo transferini tamamen yasaklıyor.   Bu gelişme sağlıksız doğumları engelleyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bugüne kadar   kontrolsüz bir şekilde istenilen kadar embriyo transfer ediliyordu. Bu   durum insan hayatına fazla değer vermeyen bir yaklaşımı gösteriyordu.   Benim gözümde başarılı bir tüp bebek tedavisi sağlıklı ve tekiz bir   hamileliktir. İkiz kabul edilebilir, ama ikiz üzeri çoğul gebelik   aslında tüp bebek tedavisinin başarısızlığı demektir. Çünkü çok istenen   bebek olayında ikizin ötesinde çoğul gebelik hem annenin, hem de   bebeklerin büyük risklere maruz kalması demektir. Üçüz ve dördüz gibi   bir durumda erken doğum riski çok yüksektir. Üçüzde erken doğum riski   hemen hemen %60’a varıyor. Bu da doğum sırasında yaşanabilecek   komplikasyon riskini ve sağlıksız doğum ihtimalini yükseltiyor. Çok   istenen bir bebeğin sağlıksız doğması hem o bebeğe, hem de o aileye ömür   boyu bir sorun oluyor.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;METABOLOMIX ÇİFTLERİ EKONOMİK YÖNDEN RAHATLATACAK&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni   yöntemin, tüp bebek tedavisi gören çiftleri ekonomik yönden de   rahatlatacağını belirten Prof. Arıcı, “Bu yöntem çok pahalı değil.   Tekniğin geliştirilmesi oldukça masraflı oldu ancak sonuçta her tüp   bebek tedavisi gören kişiye uygulanabilecek bir yöntem ve maliyetleri   çok fazla artırmayacak. Ayrıca en sağlıklı embriyonun seçimine olanak   tanıdığı için mutlaka maliyet açısından daha uygun olacak” dedi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7265214074799775035-7973450968071819560?l=tupbebekyap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/feeds/7973450968071819560/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/2010/12/tup-bebekte-yeni-teknoloji.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7265214074799775035/posts/default/7973450968071819560'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7265214074799775035/posts/default/7973450968071819560'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/2010/12/tup-bebekte-yeni-teknoloji.html' title='Tüp bebekte yeni teknoloji'/><author><name>Çocuk Bebek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02550821813277081954</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_5ZrTcDer5g0/TQyoQEyW6zI/AAAAAAAAABM/TQmQalAzGIk/s72-c/tup-bebekte-yeni-teknoloji.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7265214074799775035.post-2498258097376295446</id><published>2010-12-18T04:23:00.000-08:00</published><updated>2010-12-18T04:23:35.465-08:00</updated><title type='text'>Tüp bebekle ilgili bildikleriniz doğru mu?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_5ZrTcDer5g0/TQynqHQeCHI/AAAAAAAAABI/m9zApawxflE/s1600/tup-bebek-ile-ilgili-bildikleriniz.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_5ZrTcDer5g0/TQynqHQeCHI/AAAAAAAAABI/m9zApawxflE/s1600/tup-bebek-ile-ilgili-bildikleriniz.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span id="news-detail-body"&gt;&lt;strong&gt;Tüp bebek tedavisi uzun yıllardır   uygulanmasına karşın, doğru bilgiye sahip olunmaması, birçok yanlış   inanışı da beraberinde getiriyor. Tüp bebek tedavisinde istenilen   sonuçlara ulaşmak için çiftlerin beklentilerinde gerçekçi olması   gerekiyor. Bunu sağlamanın yolu da hekimlerin hastalarını doğru bir   şekilde bilgilendirmesinden geçiyor.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Aydın Arıcı, tüp bebek tedavisi konusunda halk arasında doğru olduğu düşünülen yanlışlara dikkat çekiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnterfilite   yani tüp bebek tedavisinde bilimsel çalışmalar ve teknolojik   ilerlemeler ışığında her gün yeni bir gelişme yaşanıyor. Bu gelişmeler   sayesinde artık çocuk sahibi olamayan birçok çift için umut ışığı   doğuyor. Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Sağlığı Bölüm Koordinatörü Prof.   Dr. Aydın Arıcı, kısırlık ve tüp bebek tedavisi konusunda doğru   bildiğimiz yanlışların altını çiziyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span id="news-detail-body"&gt;&lt;span id="news-detail-body"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span id="news-detail-body"&gt;&lt;span id="news-detail-body"&gt;&lt;strong&gt;Kısırlık doğuştan gelen bir özelliktir ve değiştirilemez&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısırlığın   nedenleri arasında kromozomal sorunlara bağlı, sperm veya yumurta   oluşumunda ortaya çıkabilecek bazı sorunların doğuştan geldiğini   belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Sağlığı Bölüm Koordinatörü Prof.   Dr. Aydın Arıcı, enfeksiyonlara bağlı tüplerin tıkanması veya miyomlara   bağlı rahimin deforme olması, çevresel faktörlere bağlı sperm  üretiminin  azalması, yaşa bağlı yumurta üretiminin azalması gibi birçok  sorunun  sonradan gelişerek kısırlığın ortaya çıkmasına neden  olabildiğini ifade  etti. Prof. Dr. Arıcı; “Çocuk sahibi olamayan  çiftlerin %20’sinde  doğuştan gelen bir sorun bulunuyor” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tedaviye sadece ileri yaşlarda gerek duyuluyor &lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekte   sperm sayısının düşük olması ya da hiç olmaması gibi sorunların   doğuştan gelebildiğini, bu kişilere evlendikten sonra belli bir süre   zarfında eşi gebe kalmadıysa sperm tahlili yapmak gerektiğini söyleyen   Prof. Dr. Aydın Arıcı, “Sonuç başarısızsa, kişinin eşinin yaşı ne olursa   olsun mutlaka tüp bebek tedavisine geçmek gerekiyor. Kadınlarda da   hangi yaşta olursa olsun tedavi için ileriki yaşları beklemelerine gerek   yok. Genç yaşta da tüp bebek tedavisi uygulanabiliyor” dedi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kısırlık sadece tüp bebek tedavisiylemi çözülebilir? &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Her   kısırlık tüp bebek yöntemiyle tedavi edilmek zorunda değil. Örneğin   hafif sperm bozuklukları veya yumurtlama sorunu olan çiftlerde tedavi,   yumurtlama tedavisi ve aşılamayla birlikte yapılabiliyor” diyen Prof.   Dr. Aydın Arıcı, sözlerine şöyle devam etti; “Dolayısıyla kısırlık   sorunu yaşayan çiftlerin ilk aşama olarak tüp bebek tedavisine   yönlendirilmesi doğru değil. Başlangıç olarak daha basit tedavilerin   denenmesi ve başarılı sonuçlara ulaşılamazsa, en son aşama olarak tüp   bebek tedavisine geçilmesi gerekiyor.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kronik hastalıkları olanlara tedavi uygulanamıyor &lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof.   Dr. Aydın Arıcı, kronik hastalıkları olan kişilere de tüp bebek   tedavisi uygulanabildiğinin ancak dikkatli olunması gerektiğinin altını   çizdi. Kalp, diyabet, yüksek tansiyon, ağır böbrek hastalıklarına sahip   olan kişilerin gebeliklerinin yakın gözlem altında tutulmasının önem   taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Arıcı, bu kişilerin herhangi bir şekilde   gebe kalmadan önce, hekime başvurması gerektiğini de sözlerine ekledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İleri yaştaki kadınlara tedavi uygulanamıyor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlarda   yumurta üretiminin 34 yaşından itibaren harap olmaya ve azalmaya   başladığını belirten Prof. Dr. Aydın Arıcı, “Bu nedenle gerek tüp bebek   tedavisinde, gerekse doğal gebeliklerde yaş ilerledikçe gebelik oranı   düşüyor. Böyle bir durumda sağlıklı gebe kalma şansı azaldığı için bu   çiftlerin çok iyi bilgilendirilmeleri ve beklentilerinin gerçekçi olması   gerekiyor” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tüp bebek tedavisinde gebelikler güç seyrediyor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof.   Dr. Aydın Arıcı tüp bebekle gerçekleşen her gebeliğin riskli olduğunu   düşünmenin yanlış olduğunu belirtti. “Birçok gebelik normal ve sağlıklı   olarak devam ediyor. Ancak çoğul gebelik varsa ve annenin yaşı 40’ın   üzerindeyse, her adımda oluşabilecek zorlukların dikkatli bir şekilde   izlenlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. “ dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Stres sonuçları etkilemiyor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ciddi   boyutlardaki stresin, başarı sonuçlarını etkilediğini belirten Prof.   Dr. Arıcı, “Bu nedenle hasta odaklı merkezlerde başarının yüksek   olmasının nedenlerinden biri bu. Hastanın her türlü ihtiyacının   karşılanması, psikolojik desteğin verilmesi ve mümkün olduğu kadar   tedavi sürecinin gidişatında hastaların da bilgilendirilmesi tedavinin   başarısında rol oynuyor. ” dedi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7265214074799775035-2498258097376295446?l=tupbebekyap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/feeds/2498258097376295446/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/2010/12/tup-bebekle-ilgili-bildikleriniz-dogru.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7265214074799775035/posts/default/2498258097376295446'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7265214074799775035/posts/default/2498258097376295446'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/2010/12/tup-bebekle-ilgili-bildikleriniz-dogru.html' title='Tüp bebekle ilgili bildikleriniz doğru mu?'/><author><name>Çocuk Bebek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02550821813277081954</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5ZrTcDer5g0/TQynqHQeCHI/AAAAAAAAABI/m9zApawxflE/s72-c/tup-bebek-ile-ilgili-bildikleriniz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7265214074799775035.post-4599324358936302412</id><published>2010-12-18T04:21:00.000-08:00</published><updated>2010-12-18T04:21:07.120-08:00</updated><title type='text'>Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığına dikkat</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_5ZrTcDer5g0/TQynJ4DAAHI/AAAAAAAAABE/tXVInYh90iw/s1600/tekrarlayan-tup-bebek-basarisizligi.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_5ZrTcDer5g0/TQynJ4DAAHI/AAAAAAAAABE/tXVInYh90iw/s1600/tekrarlayan-tup-bebek-basarisizligi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span id="news-detail-body"&gt;Tüp bebek tedavisinde 3 ya da daha fazla   sonuç alınamaması halinde, sorunun, embriyo kalitesi, genetik  faktörler,  rahime bağlı nedenlerin yanı sıra anne adayının sistemik   rahatsızlıklarından kaynaklanabildiği belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar,   başarılı bir tüp bebek uygulaması için çiftlere tam analiz yapılmasının   şart olduğunu ve sorunun tespit edilmesi gerektiğini ifade ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gürgan   Clinic Kadın sağlığı, İnfertilite ve Tüp bebek merkezi Medikal   Direktörü ve Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Doç. Dr. Aygül Demirol,   AA muhabirine yaptığı açıklamada, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı   (IVF) ile ilgili bilgi verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel tanım olarak 3 ve üzerinde   tüp bebek tedavisinden olumlu sonuç alınmamasının ''tekrarlayan tüp   bebek başarısızlığı'' olarak ifade edildiğini belirten Demirol, bunun   embriyo kalitesi, genetik faktörler, rahime bağlı nedenlerin yanı sıra   anne adayının sistemik rahatsızlıklarından kaynaklanabildiğini söyledi.   Demirol, ''En ileri teknikler bile olsa, henüz çözülememiş moleküler   düzeyde birçok faktör mevcut olduğu için tam bir başarıdan söz   edilemez'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedavi öncesinde çiftlerin her yönden iyi analiz   edilmesi gerektiğine işaret eden Demirol, özellikle hormonal ve immün   olarak değerlendirilmelerin çok önemli olduğunu vurguladı. Demirol,   troit sorunları, prolaktin yüksekliği, immün sistem ile ilgili bazen net   tanı konulamamış sinsi seyreden romatolojik, gastrolojik ve tüm diğer   sistemler ile ilgili sorunlar olabildiğini belirterek, bunların   çözümlenmesi halinde tedaviden iyi yanıt alınabildiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrarlayan   tüp bebek başarısızlığında mutlaka nedenin tam olarak tespit edilmesi   gerektiğini belirten Demirol, yol haritasının ona göre şekillenmesi   gerektiğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;-''KISIRLIKTA ERKEK FAKTÖRÜ ÖNEMLİ YER TUTULUYOR''-&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısırlık   vakaları analiz edildiğinde, önemli bir oranda erkek faktörünün ön   plana çıktığına dikkati çeken Demirol, erkek kısırlığının iyi analizi ve   teşhisi ile tedavi yöntemleri sayesinde birçok çiftte olumlu sonuçlar   elde edildiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demirol, erkek faktörü   değerlendirilirken temel analizin sperm örneğinin incelenmesi olduğunu   anlatarak, sperm sayısının, hareket kabiliyetinin, spermin dölleme   yeteneğinin ve gerekli vakalarda genetik analizinin önemli olduğunu   vurguladı. Demirol, ''Sayısal düşüklük, hareket oranı düşüklüğü ya da   tam hareketsizlik, şekil bozuklukları ve sperm örneğinde genetik olarak   DNA kırıklarının yoğun olması kısırlık nedeni. Çevresel faktörler,   çalışma şartlarında maruz kalınan birçok toksik madde, sigara, erkek   yaşının ilerlemesi de sperm kalitesini düşürüyor'' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedavi   öncesi erkeğin iyi analiz edilmesi gerektiğini belirten Demirol'un   verdiği bilgiye göre, bazı vakalara özel antioksidan ve vitamin tedavisi   gerekli olabiliyor. Kimi daha ciddi vakalarda da hormon tedavisi ve   sperm yapımının uyarılması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedavide zorlanılan grubu,   sperm sayısı çok düşük ve kalitesiz olan vakalar ve hiç sperm olmayan   azospermi vakaları oluşturuyor. Şiddetli erkek faktöründe tüp bebek   teknikleri içerisinde High Magnification mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi,   birçok vakada çözüm getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mikroenjeksiyon tekniğinde her   bir yumurta içerisine bir sperm enjekte ediliyor. Seçilen sperm kalitesi   direkt olarak tedavi sonucunu etkiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;-KALİTELİ SPERM SEÇİMİNDE SON TEKNOLOJİ IMSI-&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüp   bebek başarısında kaliteli sperm seçimi çok önemli bir yer tutuyor.   Şiddetli erkek faktörü olan kısırlık tedavisi gören çiftlerde ICSI,   büyük büyütmeli mikroenjeksiyon (IMSI) yöntemi etkin sonuç alınmasını   sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henüz yeni, ancak etkinliği kanıtlanmış bir uygulama   olan ve dünyanın seçkin birkaç merkezinde uygulanan yöntem,   mikroenjeksiyon işleminde kullanılacak spermin en ileri teknolojik   imkanlar ile binlerce kat büyütülerek incelenmesini ve böylelikle en iyi   spermin seçilmesini sağlıyor. Bu işlem için özellikli bir mikroskop   kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mikroenjeksiyon işleminde her bir olgun kadın   yumurtası bir adet sperm ile dölleniyor. Embriyo kalitesini yumurta ve   spermin kalite derecesi etkiliyor. Döllemede kullanılacak spermin seçimi   bu nedenle hayati önem taşıyor. Eğer sperm dölleme, kapasitesi en iyi   olan ve genetik olarak en kaliteli sperm seçilirse işlemde döllenme   oranı yüksek, embriyo kalitesi yüksek, gebelik oranı yüksek ve gebelik   kaybı oranı düşük oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normal mikroenjeksiyon sisteminde sperm   100 ila 400 kat büyütülerek seçilirken, IMSI'de spermler 1600 ila 7000   kata kadar büyütülerek son derece titiz ve sperm başındaki bazı   özellikler detayla incelenerek seçiliyor ve mikroenjeksiyon uygulanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun   dışında mikroenjeksiyon esnasında sperm, polarizan mikroskop altında   incelenerek baş kısmındaki parlaklığa göre değerlendirilerek seçiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;-KO-KÜLTÜR YÖNTEMİ-&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ko-Kültür (co-culture) yönteminde de embriyo, laboratuvarda özel sıvılar içerisinde geliştiriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu   sıvılar yumurta ve spermin döllenmesinden embriyonun gelişimine ve  anne  rahmine yerleştirilmesine kadar bir besi yeri görevi yapıyor ve  anne  rahmi ile tüplerdeki sıvıları taklit ediyor. Bu yöntem ile daha  kaliteli  embriyolar elde ediliyor ve gebelik oranı artıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu  yöntem,  normal tüp bebek tedavisi ayında kolaylıkla uygulanıyor ve  hastaya ek  bir maliyet yaratmıyor. Eski Ko-kültür yöntemlerinde rahim  içinden  alınan hücreler kullanılıyor, hasta tüp bebek tedavi ayından  bir ay önce  rahim içi örneklemesi için işleme alınıyor ve ek olarak  ciddi miktarda  para ödüyordu. Maliyet dışında, yumurta çevresi  hücrelerden üretilen  ko-kültür çok daha iyi sonuçlar veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yöntem Amerika, Fransa ve Hindistan'da belli merkezlerde uygulanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarıya   ulaşmak için bazı tekniklerin beraber kullanımı da gerekebiliyor.   Örneğin; Lazer tekniği kullanılarak yapılan özel bir mikroenjeksiyon   sistemi ile yumurta daha az zedeleniyor ve daha kaliteli embriyolar elde   ediliyor. Lazer sistemi ve ko-kültür birlikte kişiye özel   uygulandığında maksimum başarı elde ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahim içinde   bebeğin yerleşeceği alanın yapısı ile ilgili faktörler de kısırlık   nedeni olabiliyor. Tıbbi literatürde ''rahime bağlı'' anlamına gelen   uterin faktörlerde de değerlendirme yapılması için ''Ofis Histeroskopi''   yöntemi kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahim içinin değerlendirildiği altın   standarta sahip bir teknik olarak tanımlanan Histeroskopi, son teknikle   geliştirilen ofis histeroskopi ile hastalara anestezisiz, ofis   şartlarında kısa sürede işlem uygulanabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahime bağlı sorunların tespit edilmesi halinde aynı anda tanı konulup tedavi yapılarak, gebelik oranları artırılabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AA&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7265214074799775035-4599324358936302412?l=tupbebekyap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/feeds/4599324358936302412/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/2010/12/tekrarlayan-tup-bebek-basarszlgna.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7265214074799775035/posts/default/4599324358936302412'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7265214074799775035/posts/default/4599324358936302412'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/2010/12/tekrarlayan-tup-bebek-basarszlgna.html' title='Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığına dikkat'/><author><name>Çocuk Bebek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02550821813277081954</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_5ZrTcDer5g0/TQynJ4DAAHI/AAAAAAAAABE/tXVInYh90iw/s72-c/tekrarlayan-tup-bebek-basarisizligi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7265214074799775035.post-5446876674768789453</id><published>2010-12-18T04:19:00.000-08:00</published><updated>2010-12-18T04:19:38.526-08:00</updated><title type='text'>Tüp bebek için yaşını büyütenler var</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_5ZrTcDer5g0/TQymzyDko_I/AAAAAAAAABA/mRnY2YUH6cU/s1600/tup-bebek-icin-yasini-buyutenler-var.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_5ZrTcDer5g0/TQymzyDko_I/AAAAAAAAABA/mRnY2YUH6cU/s1600/tup-bebek-icin-yasini-buyutenler-var.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;h2 class="spot"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Tüp bebek uygulamasında embriyo sayısını düşüren   düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra 35 yaş sonrasında iki embriyo   transferine izin verildiği için bazı hastaların yaşlarını büyütmeyi bile   düşündükleri belirtildi.&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;&lt;span id="news-detail-body"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr.  Rıdvan Ege Hastanesi Kadın  Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı  Prof. Dr. Recai Pabuçcu, 6  Mart'ta yürürlüğe giren yeni Tüp Bebek  Yönetmeliği ile transfer edilen  embriyo sayısına yasal sınırlamalar  getirildiğini, yeni düzenlemeyle 35  yaş altında birinci ve ikinci  uygulamada sadece bir embriyo, üçüncü ve  sonraki uygulamalarda iki  embriyo, 35 yaş sonrasında ise ancak iki  embriyo transferine izin  verildiğini hatırlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu düzenleme sonrası, yaptıkları tüp bebek uygulamalarında başarı   oranlarında gözle görülür düşüşler meydana geldiğini bildiren Pabuçcu,   "Çünkü tek embriyoda başarı şansı yüzde 20-21 iken çift embriyoda yüzde   40-45'e, üç embriyoda ise yüzde 50-60'a çıkıyor. Dolayısıyla artık tek   embriyo transferi yaptığımız için başarı oranımız düştü" dedi.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;GEBELİK ORANI DÜŞTÜ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Pabuçcu, "Yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği 6 Marttan sonra tüp   bebekte gebelik oranları oldukça düştü. Hastalarımız birden fazla   embriyo transferi yapılması konusunda ısrar ediyor, ama biz kurallara   uymak zorundayız. 35 yaş sonrasında iki embriyo transferine izin   verildiği için yaşlarını büyütmeyi düşünen hastalarımız bile var" diye   konuştu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;AA&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7265214074799775035-5446876674768789453?l=tupbebekyap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/feeds/5446876674768789453/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/2010/12/tup-bebek-icin-yasn-buyutenler-var.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7265214074799775035/posts/default/5446876674768789453'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7265214074799775035/posts/default/5446876674768789453'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/2010/12/tup-bebek-icin-yasn-buyutenler-var.html' title='Tüp bebek için yaşını büyütenler var'/><author><name>Çocuk Bebek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02550821813277081954</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_5ZrTcDer5g0/TQymzyDko_I/AAAAAAAAABA/mRnY2YUH6cU/s72-c/tup-bebek-icin-yasini-buyutenler-var.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7265214074799775035.post-4128934948820364328</id><published>2010-08-03T09:54:00.000-07:00</published><updated>2010-08-03T09:54:42.818-07:00</updated><title type='text'>Üreme Nedir ?</title><content type='html'>&lt;table class="contentpaneopen"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt; &lt;td valign="top"&gt;&lt;img align="left" border="0" hspace="4" src="http://www.cocukbebek.com/images/stories/cinsel4_200.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;Çocukluğumuzda  oyunlarda anne ya da baba olarak başladığımız rol dağılımında gün  gelecek, oyunların gerçeğe döneceğini ve birer ebeveyn olacağımızı  nereden bilebilirdik. Peki, bu oyun ya da hayallerin bir gün büyük bir  kâbusa dönüşebileceği hiç aklımıza gelir miydi? Şimdi kâbuslardan  bahsetmenin sırası değil elbette. Gelin, oyunu baştan kuralım ve akşam  evinde oturan evli çiftten başlayalım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;Evin içini dolduran televizyon sesi, radyodan gelen müzik ya da akraba, eş  dostun olduğu kocaman salon, yeni yenmiş akşam yemeği, odalardan biri  genelde boş bırakılan bir ev, j;ene de sessiz bir ev... Evlilikte bir  şeyler eksik gelmeye haşlıyor arlık, yok yok, daha evlendiğiniz ilk  günden&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;itibaren sizden bebek bekleyen  sizin dışınızdaki herkese artık siz de katılıyorsunuz. Kim bilir, belki  de birbirinizle paylaşamadınız ama siz de evlenmeyi çocuk  yetiştirebilmek için kabul ettiniz. Bu aşamaya nasıl gelmiş olursanız  olun, artık bir bebek oyunun yeni kahramanı olmak için akıllara düşmüş  durumda. Önemli olan bunun ortak bir hayalin gerçek kahramanı  olabilmesidir. Elbette sağlıklı çocuklar için sağlıklı ebeveynler olmak  gerekiyor. Öyleyse 'bir çocuk yapsak mı' sorusu kafamızda ilk kez  belirdiğinde neler yapılmalı, nasıl hazırlanmalısınız? Şimdi  okuyacaklarınız size ayrıntılarıyla anlatacaklarım adına sadece bir kısa  giriş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;Önce aynada kendinize bir bakın  isterseniz, tartıya çıkın da diyebilirdim ama aynaya bakmak şimdilik  yeterli olabilir. Artık ideal kilonuzun ne olması gerektiğiyle  ilgilenmek için iyi bir nedeniniz var; eve, hayatınıza yeni bir ortak  hazırlığındasmız. Bunun için psikolojinizi hazırladığınızı varsayalım,  ki 'ben çocuk istiyorum' demek buna yeterince hazır olduğunuzu  göstermeyecektir; neyse, aynanın önünde de çok zaman kaybetmenin size  faydası olmayacağı için gerçeklerle yüzleşme zamanıdır. Fazla kilolar ya  da olması gerekenden düşük kilolar normal yumurtlama fonksiyonlarınızı  bozarak gebelik şansınızı azaltabilir, gebe kaldığınızda sorunlar  yaşamanıza yol açabilir, anestezi ihtiyacınız olduğu zaman gene vücut  ağırlığınızdan kaynaklanan sıkıntılar yaşanabilir. Şimdi tüm bunları  bilerek önlenebilir risklerden uzaklaşmanın zamanıdır. Vücut kitle  indeksinizi hesaplayıp (kitabın sonunda, ekler bölümünde bununla ilgili  bir tablo bulabilirsiniz), 2030 arasındaki smırlardaysanız aynanın  önünde daha fazla durabilirsiniz, yok değilse zaman kaybetmeden bir  diyetisyen takibinde ideal kiloya ulaşmaya çalışınız. Her şey bu kadarla  bitmiyor, hayat tarzında bazı değişikliklerin de zamanı gelmiş durumda.  Hani, her hafta başında başlanan diyetler gibi her gün bırakılan  sigaralar vardır ya, ondan kurtulmanın tam zamanıdır. Üreme hücreleri  üzerine zararlı etkileri net&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;olarak  kanıtlanmış sigara uğruna gebelik şansınızı, sigara içmeyenlere göre  neredeyse yüzde 40 oranında azaltmak, gebelik sırasında içmeye devam  etmeniz durumunda bebeğinizin doğum ağırlığının düşük olmasını ya da  erken doğum risklerini göze almak ne kadar akıllıca bir yaklaşım olur,  siz karar verin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;Bunları okudunuz ve  artık biliyorsunuz, en azından kitabı okurken yaktığınız sigarayı  söndürmekle başlayabilirsiniz. Alkol kullanımı sigara kadar yaygın  olmasa da bebek düşüncesiyle yan yana hiç iyi görünmüyor, eğer  hayatınızda bir yerlerdeyse ona da veda etme zamanı. Herhangi bir  sebeple kullanmakta olduğunuz ilaçların gebelik hazırlığı sırasında ve  gebelik süresince nasıl devam etmesi gerektiğini hekiminizle mutlaka  paylaşın. Kullanmakta olduğunuz bazı ilaçların kesilmesi, değiştirilmesi  ya da dozunun tekrar ayarlanması gerekebilir. Kendinizi sağlıklı  hissediyor olsanız da düzenli olarak yapılması gereken takiplerinizi  gözden geçirin ve zamanı gelmişse bu hazırlık döneminde bunları mutlaka  tamamlayın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;Size ipucu olabilecek  birkaç muayene ve tetkik önerileri yapayım; basit bir kan basıncı  kontrolüyle tansiyon hastalığı varlığı hakkında kolayca bilgi  edinilebilir. Karaciğer ve böbrek fonksiyonları, şeker düzeyi, kansızlık  (anemi) durumu kan tetkikiyle basit ve hızlıca öğrenilebilir. İdrar  tetkikiyle muhtemel idrar yolu enfeksiyonunun varlığının ortaya konması  sağlanabilir. Geçirmiş olduğunuz enfeksiyonlar da kan testiyle  taranabilir ve gerekliyse aşılarınız yapılır. Çünkü bazı enfeksiyonlar  gebelik sırasında geçirildiğinde hasretle beklediğiniz bebeğinizde çok  sayıda anomalinin ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir. Gene önlenebilir  anomaliler içinde, vücudunuzda eksik olan folik asit yüzünden  oluşabilecek merkezi sinir sistemi anomalileri, hazırlık döneminde  günlük alacağınız 0,4 mg. folik asit preparatlarıyla ya da diyetinize  ekleyeceğiniz folik asitten zengin yeşil yapraklı sebzeler, por&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;takal  suyu, mısır gibi besinlerle desteklenerek önlenebilir. Jinekoloji  muayenesinin vazgeçilmez parçası olan pap smear testiniz de eğer aradan  bir yıldan uzun zaman geçtiyse tekrarlanmalı ve gebelik sırasında  hormonlarınız nedeniyle değişecek olan vücudunuzda tanısı gecikecek  hastalıkların erken yakalanmasını sağlayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;Benzer  şekilde, hormonlara ileri derecede duyarlı meme de gebelik öncesinde  mutlaka değerlendirilmelidir. Kendi kendinize veya konusunda uzman  hekimin muayenesiyle önlenebilir hastalıklardan korunmuş olursunuz.  Ailede bilinen bir genetik hastalık durumunda bu hastalığın sizin  bebeğiniz açısından ne kadar risk taşıyacağı gene uzmanıyla konuşulması  gereken bir durumdur. Genel sağlığınız içinde diş sağlığı da ihmal  edilmemeli ve kontrolü yaptırılmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;Bunca  sözün ardından baba adaylarına da biriki öneride bulunmak yerinde olur.  Erkek üreme hücreleri sıcağı sevmez, bu nedenle sizi sıkmayacak iç  çamaşırları ve pantolonlar tercih edin. Sıcak suyla banyo yapmaktan  kaçının, anne adayları gibi sizin de sigara ve alkolden aynı derecede  zarar göreceğinizi unutmayın ve aynı fedakârlığı siz de yapın, bu  alışkanlıklarınızdan vazgeçin. Kimyasal ajanlardan ve radyasyondan uzak  durun ve evet, siz de fazla kilolardan şikâyetçiyseniz onlardan  kurtulun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;Şimdi bu kadar sohbetin  ardından sizi yavaş yavaş hekimler arasında geçen ve çok zaman sizin de  kullandığınız terimlere ısındırarak kadını ve erkeği anlamaya  başlayalım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;&lt;b&gt;'BİR BEBEĞİMİZ OLSUN' DEMEKLE&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;&lt;b&gt;BEBEĞİNİZ OLUR MU?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;&lt;b&gt;Doğal Hayatta Nasıl Gebe Kalınır: Anatomi ve Fizyoloji&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;Dr. Bora Cengiz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;Aklınızdan  daha ilk geçtiği anda bebek sahibi olabilir misiniz? Bazıları bunun  oldukça kolay olduğunu düşünürler, hatta bazı 'çok erkekler&lt;sup&gt;7&lt;/sup&gt;; &lt;i&gt;ceketimi çıkartıp yatağa atıyorum, bir bakıyorum, hanım hamile kalmış, &lt;/i&gt;der.  Oysa biliyoruz ki hamile kalmak için marifetli bir ceketten çok daha  fazlası gereklidir. Çiftlerin yüzde 15'inde erkek bütün gardırobunu  yatağa boşaltsa da gebelik gerçekleşmez. Bir bebeğe sahip olabilmek için  yapı (anatomi) olarak sağlıklı anne babaya, hem erkek hem de kadında  sağlıklı çalışan yumurtalıklara (kadında överler ve erkekte testisler),  yumurtalıkların sağlıklı olarak çalışmasını sağlayan hormonlara ve bütün  bunlarla birlikte&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;iyi bir zamanlamaya  ihtiyaç vardır. Bundan önceki cümlede dört kere tekrarladığım gibi,  üreme için çok 'sağlıklı' olmak gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;Bu  ilk bölümde size üreme sağlığının bileşenlerinden bahsedeceğim. Yani,  bebek sahibi olmak için aslında bir ceketten fazlasına sahip olmanız  gerektiği üzerinde duracağım. Doktorların tek görevi tanı ve tedavi  değildir. Bir görevimiz daha var, sizleri bilgilendirmek ve  bilinçlendirmek; elinizdeki kitabın tamamı bunu hedefliyor. Bu bölümde  kullanılan terimler size teknik ve anlaşılması zor gelebilir, kolay  anlayabilmeniz için ilk karşılaştığınız terimlerin genel anlamını  parantez içinde belirteceğim (uterus=rahim gibi). Bu bölümü bitirdikten  sonra 'yumurtalıklarınızın neden üşüyemeyeceği', adet kanamasının  kirlenme ya da vücuttan toksinlerin atıldığı bir dönem olmadığı gibi  faydalı bilgilerle donanacaksmız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;&lt;span class="font8"&gt;&lt;b&gt;SAĞLIKLI KADIN VE ERKEK NE DEMEKTİR?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;Birinci  şart; sağlıklı bir anatomidir. Anatomi, Yunanca'da 'kesip çıkarmak'  anlamına gelen bir sözcüktür ve biyoloji biliminin canlıları yapısı ve  düzeniyle ilgilenen dalıdır. İnsan vücudunu inceleyen bu bilim dalının  bütün bölümlerini burada tartışacak değiliz. Tıp eğitimi sırasında bizim  bir yılımız bu bilim dalını öğrenmekle geçti. Ama ne tıp fakültelerinde  ne de oraya erişene kadarki ortaokullise döneminde cinsel eğitim  dersleri verilmediği için üreme sağlığının detaylarıyla ilgili sağlıklı  bilgilere kavuşma imkânı olmadı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;Oysa  sağlıklı üremenin ilk koşulu insanın kendi bedenini ve karşı cinsin  bedenini doğru olarak bilmesi, tanımasıdır. Burada 'doğru' kelimesini  özellikle vurgulamak istiyorum. Bütünüyle sağlıklı olan ve bebek sahibi  olamayan yüzlerce çiftle karşılaştım. Bazılarında bebek sahibi  olamamalarının tek sebebi, bedenlerini tanımamaları ve cinsel birleşmeyi  başaramamış olmalarıdır. Toplumsal öğretilerle korkutulan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="font8"&gt;ama  bilgilendirilmeyen bu çiftler çok zaman ilişkiye nereden ve nasıl  girileceğini bilemezler. Bunun tam tersi noktadaysa, istemeden gebe  kalmış ve kürtaj için başvuran çiftler vardır. Hepsi üreme sağlığıyla  ilgili kulaktan dolma bilgilerle donatılmış, basit gerçekleri  bilmedikleri için istemeden gebe kalmış veya istedikleri halde gebe  kalamamış çiftlerdir. Bunun suçlusu o çiftler değil, üreme sağlığı  konusunda zamanında ve doğru bilgilendirme yapmakla yükümlü olanlardır.  Şimdi biz kendimize düşen sorumluluğu bu kitapla üstleniyoruz; o yüzden,  kitabımızı sıkılmadan sonuna kadar okuyabilmenizi diliyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7265214074799775035-4128934948820364328?l=tupbebekyap.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/feeds/4128934948820364328/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/2010/08/ureme-nedir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7265214074799775035/posts/default/4128934948820364328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7265214074799775035/posts/default/4128934948820364328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tupbebekyap.blogspot.com/2010/08/ureme-nedir.html' title='Üreme Nedir ?'/><author><name>Eloxy</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
